Bugun...



HESAPLAŞMA .?

Şair ve Yazar Hakan Korhan Kutay ın bu Güzel Makale'yı Okumalısınız bence

facebook-paylas
Güncelleme: 18-01-2022 16:52:25 Tarih: 18-01-2022 15:30

HESAPLAŞMA .?

HESAPLAŞMA .?. . . .

 

Şair ve Yazar Hakan Korhan Kutay ın bu Güzel Makale'yı Okumalısınız bence . . . .

 

Gılgamıştan bu yana yürek işçileri hep bir ölümsüzlük peşinde; ölümsüzlük  yürekten gelen, Dünya gezegenine sadakat içerisinde naifçe pişen insanların cehalet karanlığına karşı bir meşale olup parıldadığının, insanlığın yeryüzünde hala yitip gitmediğinin en büyük nişanesi olmuştur.

 

Yaşamak için yaşayan insanlardan bahsetmiyorum elbette! Değindiğim nokta "İnsanlık" tır. İnsan yemek içmek vb. temel ihtiyaçlarının çok ötesinde beyin, ruh, duygu yoğunluğuyla şekillenen bir  yüreğin bütünlüğünü oluşturmaktadır. Bizler gittikten çok sonra hala bu gezegende yaşayabiliriz. Başka bedenlerin yüreğinde tekrar tekrar pişerek insanlığın dilinde kendimizi defalarca yaratabiliriz.

 

"Sen kimi pişirdin yüreğinde ve kimin ölümsüzlüğüne şahitlik ettin mesela?" Tam da bu noktada sizlere şiire sarılan insanlardan bahsetmek isterim.   Şiir, içinde barındırdığı yoğun duyguların, imgelerin ve ses kalitesinin sözcük zevki ile kulağa ulaşması, kalpte iz bırakması ve zihinde merak uyandırmasını sağlayan hassasiyet ve titizlik ile örülmüş dil yapısıdır.

 

Bu sebepten edebiyatın en üst makamı olarak da kabul görmektedir. Çağımızda şiirin ilgi görmemesi çok üzücüdür. Bu aynı zamanda bir o kadar insani duyguları tehdit eden bir durumu ortaya koymaktadır. Biz Şairler ve Yazarlar bu durum karşısında çok kaygılıyız.

 

Cehalete karşı olan bu meşakkatli yolda bazılarımız yitip gitmektedir. Toplum içerisinde parmakla sayılacak kadar az olmamız, belli bir statüye zorlukla gelmemiz insanlığın duygu tüketiminde olduğu ve üretimden uzak durduğunun en net göstergesidir. Bazı televizyon kanalarında topluma örnek ve öncülük kisvesi altında "Evlilik programları vb."  programlar yapan bazı medya kuruluşları vardır.

 

Bunlar, bir vizyonu ve ruhani beden gelişimi oluşmayan insanlara şiir okutarak ve bu şiirleri sosyal mecralarda alay konusu yaparak reytinglerini yükseltmek adına insanlığın yürek yankısına düşsel atam bombaları attıklarının farkındalar mı acaba? Şiir sadece kulağa hitap etmez, duygulara ve hayata derinlik kazandırır ve hayatın farklı boyutlarını besler. Bu kadar hassas zihinsel ve gönül sel bir sanata yapılan hakaret kabul edilemez elbette.  

 

Kelimelerin gücünü hisseden, kelimeler ile yürekten yüreğe köprü kuran insanlar savaşları bertaraf etmiş, zihnin ve yüreğin, Dünyayı daha yaşanılabilir bir gezegen haline getirebilecekleri inancını hep diri tutmuştur. Bu sebeptendir ki gerçek yazar ve şairler bu meşakkatli yolda kalemlerine daha sıkı sarılma isteği duymuşlardır.  Gerçek insani yaşamın gönüler arası köprülerden geçtiğinin farkında olmamız gerekir. İnsani toplum, bu köprüleri daha çok güçlendirmek için birçok maddi ve manevi fedakârlık içinde olduğumuzu göz ardı etmemelidir.

 

Ölümsüzlük arzusu ve bu gezegenden gitmeden önce bir çentik atma çabası tam da bu çizgiden geçmektedir. Güzel olanı, insani duruşu, nesilden nesle aktarmak kötülüğe karşı bir tek söz de olsa söylemek insanlığın ebedi kalmasını sağlayabilmek adına gereklidir. Üstat Ahmet Arif; “Anadolu şiiri” ile bunu şöyle dile getirmiştir:   Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip…

 

Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne – üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının… Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile diş ile Umut ile sevda ile düş ile Dayan rüsva etme beni. Gör, nasıl yeniden yaratılırım, Namuslu, genç ellerinle… Kızlarım, Oğullarım var gelecekte, Her biri vazgeçilmez cihan parçası. Kaç bin yıllık hasretimin koncası, Gözlerinden, Gözlerinden öperim, Bir umudum sende, Anlıyor musun?   Bazen şiirler bize yalnız olmadığımızı çok kuvvetli şekilde hissettirir. Şiir,  bizimle şair arasında kurulan güzel bir köprüdür.

 

Şiir dinlemek düşüncelerimizi, kalbimizi ve kendimizi keşfetmemizi sağlar.   Gönül işçiliği şiir, kulağa hayal dünyasına ve en önemlisi de ruhun derinliklerine dokunmaktır. Bu sebepten ötürü şunu belirtmem gerekir ki, biz gerçek şair ve yazarlar; sadece yazmak için yazan, insanları kitaptan şiirden iğrenme noktasına getiren; edebiyat dünyasında kendilerini yazar ve şair olarak nitelendiren sözde yazar ve şairleri, o sanat canavarlarını hiç bir zaman affetmeyeceğiz. Verilen bu onurlu ve meşakkatli yürek davamızda onlar bizim için kendilerini savuran birer taş parçasından başka hiç bir şey değillerdir.

 

Onlar toplumun aydın insanları tarafından, "Ben dahi olsam," ciddi eleştirilere maruz bırakılmalıdırlar. Kendilerini düzeltmeleri için eleştirinin yanında eğitilmeleri de şarttır. Şiir, kelimelerin güzel bahçesidir. Ya düzgün sıralarda yetişirler, ya da özgürce istedikleri yerde büyürler. Fakat gül değil, gülün  kokusudur şiir... Şiir, deniz değil denizin sesidir… Muhakkak ki insanlığı gerçek şiir ile kucakladığımız da, bu sorunlar ile mücadele etmenin yüceliğine her insan yürekten şahitlik eder. Lakin insani yürek çağrısı, sadece insani olarak terbiye edilmiş güzel yüreklerden dökülebilir.    

Yazar Şair: Hakan Korhan Kutay

 

Serhathaber.net Yeni Türkiyem Gazetesi 05525675336 seyfettindza@gmail com







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

BUGÜN SEÇIM OLSA HANGİ PARTIYE OY VERİRSİNIZ


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI